Ultra İşlenmiş Gıdalar Neden Bu Kadar Konuşuluyor? Dyt. Can Dincer
Son yıllarda beslenme dünyasında en çok tartışılan konulardan biri ultra işlenmiş gıdalar.
“Kalori sayıyorum ama yine de kilo alıyorum” diyen birçok kişide ortak nokta tam olarak burası.
Peki ultra işlenmiş gıda ne demek ve neden bu kadar önemli?
Sorun sadece kalori değil
Ultra işlenmiş gıdalar genelde:
-
Raf ömrü uzun
-
Hazırlaması kolay
-
Tat ve doku açısından cezbedici
Ama aynı zamanda:
-
Liften fakir
-
Doygunluk hissi zayıf
-
Kan şekeri dalgalanmasına açık
Yani kalori olarak “makul” görünse bile, vücudu sürekli yemeye teşvik eden bir yapı oluşturuyor.
“Ev yapımıysa sorun yok” yanılgısı
Sık duyduğum bir cümle:
“Ama ben evde yapıyorum.”
Evde yapılması her zaman dengeli olduğu anlamına gelmez.
Aşırı rafine un, şeker, yağ kombinasyonları ev mutfağında da ultra işlenmiş etki yaratabilir.
Burada mesele yasaklamak değil;
hangi sıklıkta, hangi miktarda ve kimin için sorusunu doğru sormak.
Neden herkes aynı şekilde etkilenmiyor?
Bazı kişiler bu gıdaları tükettiğinde:
-
Daha çabuk acıkır
-
Tatlı isteği artar
-
Kilo kontrolü zorlaşır
Bazılarında ise etki daha sınırlıdır.
Farkı yaratan şey metabolik durum, yaşam tarzı ve mevcut beslenme düzenidir.
Bu yüzden tek tip “yasaklı liste” yaklaşımı uzun vadede işe yaramaz.
Asıl çözüm ne?
Ultra işlenmiş gıdaları tamamen hayatından çıkarmak değil,
yerini neyle doldurduğunu bilmek.
Sürdürülebilir bir beslenme düzeni;
-
Gerçekçi
-
Kişiye özel
-
Sosyal hayata uyumlu
olmak zorunda.
Bu dengeyi danışanlarımla birebir çalışırken birlikte kuruyoruz.
Ben Diyetisyen Can Dincer. Güncel beslenme tartışmalarını bilimsel ama uygulanabilir şekilde ele alıyor, kişiye özel çözümler sunuyorum.
👉 Daha fazla güncel beslenme içeriği için beni takip edebilirsin.
👉 Kendi beslenme düzenini birlikte değerlendirmek istersen benimle iletişime geçebilirsin.
Yorumlar
Yorum Gönder